Hastalık ortaya çıkmadan önce alınacak önlemler olarak tanımlanan koruyucu hekimlik, birçok infeksiyöz ve/veya zoonoz hastalıklar oluşmadan önce çiftlik hayvanlarında alınan bir seri tedbir ve uygulamayı içerir. Bu önlemler iç ve dış parazitlere yönelik antiparaziter ilaç kullanımı, viral, bakteriyel ve fungal etkenlere karşı ise spesifik aşı uygulamaları şeklindedir.
Genel korunma prensipleri olarak adlandırılan bu uygulamalar içerisinde aşılamalar pratik ve ekonomik olması ile ön plana çıkmaktadır. Koruyucu hekimlik uygulamalarının temel basamağını doğru, yerinde ve zamanında yapılan aşı uygulamaları oluşturur. Ancak, aşılamalar hiçbir zaman tek başına yeterli olmayıp diğer korunma prensipleri ile birlikte uygulanması tavsiye edilmektedir. Aşılamalar, hayvanlar hastalanmadan önce korunmasına yardımcı olur. Böylelikle hastalıklardan doğan verim ve iş gücü kayıpları ile tedavi giderleri önemli oranda azaltılmış olur.
Hayvancılığın tüm çeşitlerinde olduğu gibi besicilikte de koruyucu hekimlik ve hastalıklara karşı etkin müdahale çok önemlidir. Her şeyden önce hayvan kayıplarının önlenmesi için koruyucu hekimlik yani hastalıktan korunma faktörleri, işletme karını direkt etkileyen konuların başında gelmektedir.
Koruyucu hekimlik denildiğinde ilk akla gelen şey; öncelikle hayvan refahı olmalıdır. Yani hayvanların yaşadığı ortamın şartları, hayvanların sağlıklı olarak yaşayacağı teknik ve alt yapı koşulları sağlanmalıdır.